7 Mart 2013 Perşembe

Son 16: Viktoria Plzen - Fenerbahçe: 0-1: Avrupa Takımı




Daha Pazar günü hayatımın en zor maç yazısını yazmıştım, ama Fenerbahçe taraftarı olmak böyle bir şey işte. Dört gün önce çok üzülürken sonrasında hayatınızın en rahat ve keyifli anlarını size yaşatabiliyor Çubuklu. Bu akşam bu blog için yazdığım en rahat ve keyifli maç yazısını yazmak kısmet oldu!

İLK DEVRE

Maç önünde Selçuk tercihi için "Umarım Hoca 'Salih neden başlamadı?' sorusuyla yüzleşmek zorunda kalmaz" demiştim. Kalmadı. Oyunu hep biz istediğimiz gibi kontrol ettik. Bunda rakibin bize duyduğu saygıdan dolayı oyun merkezini geride tutmasının da büyük etkisi olduğu düşüncesindeyim. İstediğimizde tempo yaptık, istediğimizde oyunu soğuttuk. Bir deplasman takımından daha çok, favori gibi oynadık. Kuyt'ın kaçırdığı gol olmasa ikinci yarı çok çok rahat bir oyunla farkı 2 veya 3'e getirebilecek güvenimiz dahi vardı.

VOLKAN

Bu ilk yüreğimizi ağzımıza getirişi değil. Daha önce söyledim, bir kez daha tekrar ediyorum. Volkan lütfen ameliyatını olsun. % 100'ünü verebilecek bir Volkan istiyoruz. Göbeği 2 metre önünden gelen, riski geçtim, kumar havası yaşatan paslar atan bir Volkan değil.

SELÇUK ŞAHİN

İlk 11'de görünce suratımı buruşturdum, yalan değil. Selçuk 10 (yazıyla on) yıldır Fenerbahçe'nin oyuncusu. Hep kendini hazır tuttu, ne görev verildiyse eksiksiz yerine getirmeye çalıştı. Birçoklarının aksine sorumluluk almaktan çekinmedi ama hep eleştirilen adam oldu. Selçuk bugün kendisine ne görev verildiyse eksiksiz yerine getirdi. Koca bir "Helal olsun" kendisine. O bölgede oynayan bir oyuncu için % 92 isabetli pas oranı tek kelimeyle muazzam.

İKİNCİ DEVRE

Oyun yine bizim kontrolümüzde gitti. Hatta bir ara öyle bir baskı kurduk ki, timeline "Bu oyuna gol gelmezse yazık olacak." tweetleriyle doldu. 70-80 arası biraz düşer gibi olduk ama tam hamle gelecekken golü bulduk. Sow ve Webo'nun ilerideki istekli oyunu bu golü hak etmişti. Nihayet hak ettiğimizi aldık. Bu durumun Süper Lig'den ziyade Avrupa maçında olması ise beni pek şaşırtmadı :)

AYKUT KOCAMAN

Yazının önceki kısımlarında iki kez oyuncu tercihiyle ilgili sıkıntılarıma değindim. Aykut Hoca'ya inandığım için hep yapıcı eleştiri getirmeye çalışıyorum. Yanlış olduğu zaman nasıl eleştiriyorsak, doğru yapıldığı zaman hakkını teslim etmek şart. BRAVO HOCAM! İster kumar deyin, ister taktik deyin, Aykut Hoca'nın bugünkü tercihleri bize bu oyunu, galibiyeti ve belki de turu getirdi. Sebepsiz eleştirenlerin de bu duruma saygı göstermesi dileğiyle!

RÖVANŞ

Rakip bize çok saygı göstermiş dedim hep. Rövanşta gole ihtiyaçları var. Daha önde basıp, daha saldırgan olacaklar muhtemelen. Bu durumda daha iyi top yapan oyunculara ihtiyacımız olacaktır. 0-0 bize turu getiriyor olabilir, ama yine önde oynayıp, rakibi bozup atacağımız bir gol onları çok büyük sıkıntıya sokacaktır. Bir 90 dakika daha var çıkartmamız gereken, ama benim takıma ve Hoca'ya inancım tam. Doğruyu yaptık, yine yapacağız.

Bir de totemden dolayı açıklamak istemediğim bir Fenerbahçe-Napoli karşılaştırması var, kısmetse turu geçince paylaşacağım buradan. Yolun yarısını tamamladık, diğer yarısında da disiplini elden bırakmazsak beklediğimizden kolay olabilir bu işi bitirmek. Haydi hayırlısı!

Teşekkürler Fenerbahçe!

http://twitter.com/firataktav

3 yorum:

  1. gerçektende güzel bir futbol oynandı ama fazla abartacak birşey yok. türkiye de herhangi bir anadolu takımı bize karşı böyle oynasa şike yapmakla suçlanırlardır. kapasitesi çok olmayan bir takım etkili ayakları ve bunlar yıldız olacaklar tahminimce. ben fenerbahçe süper oynadı diyemem süper oynayan takım deplasmanda 2-3 tane atar. turu geçsinler inşallah sonra tebrik edelim. total de alınan sonuç daha önemli. saygılar

    YanıtlaSil
  2. takım dün el freni çekili halde yokuş yukarı gitmeye zorlanan bir araba gibiydi. amacım Aykut hocayı eleştirmek değil, Selçuk %92 başarılı pas yapmış bu istatistiği verirken pasın oyuna ne gibi katkısı olduğununda verilmesi lazım 70/76 başarılı pasın 70 tanesi yana ve geriye yapılan paslardı, ileriye doğru sadece 6 tane pas attı ki bunlardan sadece 2 tanesi isabetliydi :( . Selçuk gerçekten eleştrilmeli ve kendisini düzeltmesi istenilmeli 10 yıldır 1 gram üstüne koymadı oynadığı oyunun. dün çok şanslıydı zira 37. dakikada Rüştü'nün öğrencisi olduğunu kanıtlarcasına topu atan Volkan ile bu yazıyı yazmana engel olabilecek pozisyonu (totemlerimiz sayesinde) harcadı adamlar.

    Mustafa Topal'ın ve Selçuk'un olmadığı bir kadromuz olduğu gün bu takım şahlanacak.
    bir de Volkan konusunda sonuna kadar haklısın Nihat'ım.

    takım olarak ortalama bir mücadele sergiledik, şans yanımızdaydı. Yobo, Topal, Selçuk ve Volkan...

    rakibin en az 6 topunu kesti denilmesinin yanı sıra bizim de en az 10 atağımızı kestiğini üzülerek söylüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Sn Fırat AKTAV;

    Selçuk'u bu takım da görmek istemeyenlerden biri olmama karşın bir gerçeğin altını da çizmek bir hakkı teslim etmek de gerek.

    Bu takımda olmayan yeteneklerine karşın;
    Takımın zor zamanlarında cesaret gösterebilen yegâne kişi olduğunu fark etmemiz lazım.

    Lütfen dünkü oyunu bir de bu gözle (mümkün ise) tekrar izleyin.

    Sn Teknik Direktörün çok milyonlu maliyet bedeli ile transfer ettiği TOPAL'ın dünkü oyunu için Sn Tamer BAĞLAN'nın ''Topal yine zamanlaması ve şiddeti ayarsız paslar ve etkisiz şutlarla sahnedeydi.'' sözünün doğruluğunu,

    Sn Teknik Direktörümüzün vazgeçilmezi (bu seçimine sahada kaç kez ihanetle cevap vermesine rağmen) Cristian'nın dünkü oyunda ki kaçak(ama ilk fırsatta kaleye olmadık yerlerden çıkardığı şutlarla emeksiz yemek demek olan gol peşinde oluşu ile) oyununun farkına vardığınızda,

    Tüm teknik yetenek-yetersizliğine karşın, her zor pozisyonda alem toptan kaçarken-yada benden gitsin başkasını yaksın ver-al pasları tercih ederken;

    Onun öne çıkıp pas isteme cesareti gösterişine tanık olursunuz.

    Kaybeder, yanlış pas atar, yanlış pas tercihi yapar ama asla toptan ve dolayısı ile görevden, sonrasında çıkacak faturadan kaçtığını göremezsiniz.

    Ve kaç hafta, hatta kaç ay forma verilmediğine aldırmaksızın her daim eşşek gibi antraman yaptığını her forma almaya hazır olduğunu görürsünüz.

    İşte bu da onu;
    Fenerbahçe Kulubünün belki de kuruluşundan bu güne gördüğü en profesyonel ve mesleğine saygılı kişisi yapar belki de.

    Sahi
    Medyanın yorum ve manşetlerine şöyle bir göz attımda Kocaman damgalı zafer başlıklarından geçilmez olmuş.

    Beşiktaş maçını kaybettiren TOPUZ tercihinin bu maçta da aynen yapılışına bir satır bile karalayan olmamış ne yazıkki. Etkisiz Cristian'nın ikinci yarıda olsun Salih ile değiştirilmesi gerektiğine bir harf bile yazan olmamış. Sahada artık yorgunluktan ölmek üzere olan Webo-Sow yerine golden sonraki on dakikada bile taze enerjisi, gençliği ve dinamizmi ile Beykan tercih edilseydi ne olurdu diyen bir kişi bile olmayışı ne kadar acı..

    Yaşına, kariyerine, kazandıkları ile doymuşluğuna rağmen KUYT'un çabasını emeğini işine saygısını alın terini Şu CANER denen yaratığın neden fark edemediğine neden örnek almadığını bir Allahın kulu yazmamış maalesef..

    Kazananın her daim haklı sayıldığı futbol anlayışı ne kadar gelişebilir ki...

    Yine de en azından takımın potansiyelini gösteren bu zaferin Fenerbahçe Camiasına hayırlar ve uğurlar getirmesini yürekten dileyerek sonlandırayım.

    Çalışmalarınızda başarı dileklerimle

    YanıtlaSil