meireles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meireles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2013 Cuma

"Bonservis bedeli üst limitim 5 Milyon Euro"



Fenerbahçe birgün arzu ettiğimiz yerlere gelecekse; 
Önce, yaptığı hatalardan ders alacak,
Olmayacak duaya amin ve bile bile lades demeyecek.

Karşımızda buz gibi bir gerçek var.
Yüksek bonservis bedeli ödediğimiz futbolculardan, istisnalar dışında beklediğimiz verimi alamıyoruz.
Tek tek sayıp moral bozmayacağım. Herkes biliyor zaten.
Yıllardır takımı taşıyan futbolcuların ise maliyetleri ortada.

Bir futbolcuyu tek maçla yargılayıp silen biri değilimdir, yine de yapmayacağım.
Ama o paraları verdikten sonra; haklı olarak Hocası da, taraftarı da beklenti içine giriyor.
Sahaya bir standart koymasını ve aptallıklar yapmamasını bekliyor insan en azından.

Fabrika değil bu ama azıcı fayda/maliyet yahu.

***

Bu sebepten ben;
Fenerbahçe'nin bonservis bedeli için bir üst sınır belirlemesini ve kâta bu sınırı aşmamasını istiyorum artık.

Aslında bonservis ödemesini istemiyorum kulübün.

Sözleşmesinin son 2 yılındaki futbolculardan bir takip listesi yapar; belirlediğin adaylarla kontratının son senesinde görüşmelere başlarsın pekâla.
Avrupa'nın sayısız kulübü bunu yapıyor.

Fenerbahçe; dün, bugün, yarın, bonservis ödemeye yemin etmiş sanki.

Ha bonservissiz getiremediğin futbolcu olur; takıma bir standart getireceğine inanırsın ve gençtir, gelecek vaad eder, ver bonservis ama üst sınırdan.

Örnek "Belhanda".
22 yaşında saf yetenek; ara tara, bul onun gibi/leri ver 5 Milyon Euro.
Ama maksimum.
5,5 Milyon Euro değil yani.
Kimsenin gıkı çıkmaz.

Çıkar mı?

***

Transfer politikası teknik direktör üstüdür.
Kulüp; sezon sonundan başlayarak bu konuda kendisine geçerli ve sarsılmaz prensipler belirlemeli ve taviz vermeden yoluna devam etmeli.

İş kaliteli bir kadroyu; ederinden yüksek bir maliyetle, futbolcu ve menajerinen başka kimseyi mutlu edemeden oluşturmak değil.
İş; aynı kalitede kadroyu, ederinden ucuza kurmak, değer katmak, değer kazanmak.

Umarım birgün Fenerbahçe de bu yola girmeye karar verir.

Değilse, bu paralar daha çoook konuşulur ve sonunda parayı kazanan bile huzursuz olur.

Bence.


Devamını oku...

28 Ocak 2013 Pazartesi

Turnusol: Meireles ve Melo Vak'aları



Gelin 5 dakikalığına objektif olalım.
Çıkaralım tuttuğumuz takımın gözlüklerini ve olaya başka bir açıdan bakalım.

Meireles tükürdü mü, tükürmedi mi; Melo tükürdü mü, tükürmedi mi boşverin.
Görüntüleri ortada; herkes gözü, gönlü ve vicdanı yettiğince verir kendi kararını.

***

Biz iki vak'anın medya ve kamuoyu yansımalarına mercek tutalım.

Meireles Vak'asında; tüm yazılı ve görsel medya yayın organları "Tükürdü" tevatürünü empoze etti. Herkes hemfikirdi. Bir anda hakem raporu sızıverdi cümle aleme.

Melo Vak'asında; aynı yazılı ve görsel medya yayın organları, bu sefer Melo'nun tükürmediği kanaatinde birleşmişlerdi. O herşeyin sızdığı arkadaşlardan çıt yok, ne rapor, ne ceza tahminleri.

Tekrar ediyorum; Melo ve/veya Meireles tükürdü veya tükürmedi, bunu tartışmıyorum.
Şüpheli iki vak'anın medya yansımasını ölçüyorum.

Biri hayatında kırmızı kart görmemiş bir futbolcu.
Diğeri arkadaşını kapıları kitleyip dövecek kadar nam salmış bir fenomen.

Ama sanki tam tersiymiş gibi, ya da yine forma farkı; birini aklarken kamuoyu önünde, diğerini alenen karalıyor.

***

İki futbolcu.
İki şüpheli vukuat.
Ve iki aleni farklı tutum, medya tarafından.

Melo tükürmemiştir.
Ama Meireles tükürmüştür, onlara göre.

Bu arada ne Melo'nun, ne de Meireles'in suçu yok.
Melo Fenerbahçe'de, Meireles Galatasaray'da olsa, durum  değişmezdi.

***

Medyanın; tüm hücreleriyle bilhassa son 2 yıldır Galatasaray'ı bu kadar körü körüne desteklemesi "Satılmışlık" ile açıklanamaz.

Bu bir refleks olmuşsa eğer; arkasında çok büyük bir organizasyon ve yapılanma olmalı.
Gün gelir, o da çıkar elbet açığa.

Biz bugün de, bu turnusolu koyalım cebimize.
Daha yapacak çok işimiz var.

Devamını oku...

3 Ocak 2013 Perşembe

Algı Tetikçiliği: Meireles Vak'ası - Suflör Kim?


Meireles'in gördüğü kırmızı karttan sonra kopan fırtına.

Yine @fireofoctopus'un derlemesi.


Suflör kim?
Kim; tüm medyayı aynı anda, aynı argümanla Fenerbahçe'ye karşı saldırıya geçiriyor?

Kararı siz verin.

***


Önce; Adnan Öztürk'ün dün Fanatik Gazetesi'nde çıkan röportajını inceleyelim.
İyi okuyun lütfen; zira, tamamen benzer slogan/argüman/sembolleri devamında listeleyeceğimiz medya bombardımanında göreceksiniz.

Suflör kim?
Kararı siz verin.






Peki, bugüne nasıl geldik?



“Tükürdü” varsayımıyla Pazar günü konuya hiç girilmemişken, Pazartesi günü her kanal sırayla saldırıyor. 

Adeta birbirlerinin yayın akışını biliyorlar ve bekliyorlar.

İlk etapta yorumcular da Halis Özkahya’nın raporuna tükürük konusunu yazıp yazmadığından emin değil.


17 ARALIK




Bu sırada Beyaz TV’de M Ali Birand ile yapılan röportaj ve Sefa Kalya ile telefon  bağlantısı var. 

Alt yazı olarak sürekli olarak “Meireles’e ağır ceza geliyor”, “Meireles hakeme tükürdü” geçiyor. 

Son dakika olarak da “Adnan Öztürk’ün şok açıklamasının verileceği duyuruluyor. 

“SARI KIRMIZILI KULÜP MEİRELES’İN AKIBETİNİ BEKLİYOR” yazısı sürekli ekranda. 

En sonunda Adnan Öztürk’ün açıklaması denilerek bir VTR sunuluyor. 

Engin Baytar’a ceza verildiği zaman yapılan bir açıklama olduğu anlaşılıyor. 

Adnan Öztürk yaz aylarında yapıldığı anlaşılan o röportajda “TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” diyor.

Ya Adnan Öztürk bağlanmaktan vazgeçiyor ya da Ertem Şener bilerek eski açıklamayı yeniymiş gibi sunmuş durumuna düşüyor.

Belki de o saatlerde [00:30 suları] henüz rapor netleşmemiş durumda. Ya da iddia edildiği gibi henüz değiştirilmemiş.



















18 ARALIK


18 Aralık 2012 Salı  günü öğreniyoruz ki hakem raporuna “Tükürük var” yazmış.

Milliyet Gazetesi’nden Cemal Ersen “Bu rapor çok can yakar” manşetiyle Meireles’in ceza almasının kaçınılmaz olduğunu yazıyor. 

Habertürk Gazetesi’nden Atilla Türker ise ayrıntıları manşete taşıyor. 

Kendisine “Sen bu raporu Halis’le birlikte mi yazdın” dendiğini vurgulayan Atilla Türker’in anlattıklarından Cumartesi günü oynanan maçın hakem raporu konusunda gece yarılarına kadar takipte kaldığını ve Pazartesi gecesi 01.00-03.00 saatleri arasında çok kritik gelişmeler yaşandığını öğreniyoruz.  













20 ARALIK

Moderatör Selver Gözüaçık; daimi yorumcu Mehmet Arslan'dan Aziz Yıldırım ve Meireles’in FBTV’deki açıklamaları ile Aykut Kocaman'ın Sivas maçı sonrası açıklamasını değerlendirmesini istiyor. Bu konuşmalar PFDK’nın toplanacağı gün yapılıyor.

  

SAAT: 21.25: Beyaz TV altyazı geçiyor. “Meireles’e 11 Maç ceza”  
SAAT: 21.39: Diğer kanallar “Raul Meireles’e 12 maç ceza verildi”


Herkesin istediği olmuştu ki saat 22.00’den sonra  nasıl olduğu henüz anlaşılamayan bir gelişme yaşandı.



21-24 ARALIK

21.12.2012 sabahından itibaren tükürük yoksa hakeme hakaretten ceza verilmeli korosu konuşmaya başladı.

Tükürük olmadığı kanıtlanınca başka bir matematik devreye girdi. 

"Ne yapsak da Meireles'in cezasını düşürmesek" konusunda ahlaksız matematik hayatımıza girdi.

Tahkim Kurulu üzerinde büyük bir baskı ve tehdit iklimi yaratıldı. 

Medya; 24 saat içinde tükürüğü unutuverdi. "Sen o hareketi niye yaptın?" noktasına geliverdi.

Zira Tahkim Kurulu hafta içi tekrar toplanma kararı almıştı.







27-30 ARALIK


Tahkim Toplantısı ertesi gün Perşembe gününe erteleniyor.

Karar günü sabahı Mehmet Arslan son bir kez şansını deniyor. 

Söyledikleri sonraki birkaç gün sıklıkla duyacağımız açıklamaların satır başlarını oluşturuyor.








Truman Show gibi değil mi?

Bir suflör ve muazzam bir koordinasyon var.
Televizyonları ele geçirmişler.
Senkronize bir şekilde zehir saçıyorlar.

Türkiye'yi Fenerbahçe'nin şike yaptığına da aynı şekilde inandırdılar işte.

Medya Bombardımanı.
Algı tetikçiliği.

***

İzliyoruz.
İzleyeceğiz.

Zamanı gelecek.
Bekleyeceğiz.








Devamını oku...

17 Aralık 2012 Pazartesi

Bir "Sarı Kırmızı Kurgu" Delili

Galatasaray için Halis Özkahya ile sorun yok

Maçtan önce; Halis Özkahya'nın maça atanma hikayesini ve şeklini sorguladık: http://noavas.blogspot.com/2012/12/mhk-merkez-hakem-kurgusu-halis-ozkahya.html

Yine maçtan önce; "Melo'nun cezası ne oldu?" diye sorduk: http://noavas.blogspot.com/2012/12/melonun-cezas-ne-oldu.html

Dikkat edin, maçtan önce sorduk bunları.
Yenilince buyurmadık yani.

Hakemin maçı nasıl yönettiğini, Fenerbahçe'nin nasıl oynadığını bir kenara bırakalım, birkaç dakikalığına.
Meireles'in ne yaptığını ya da yapmadığını da, rica ederim.

Konu; elbette Galatasaray lehine, giderek hızını ve cüretini artıran sarı kırmızı kurgunun ayan beyan ifşa olması.

Artık bunları yazdığımız/söylediğimiz için Fenerbahçeli kardeşlerimiz de kızıyor bize, ama yine de biz notunu düşelim tarihe, köyün delisi olmak pahasına.

***


30 Kasım 2012  Galatasaray - Gaziantepspor maçı

Melo çift sarı karttan atılıyor. Maç berabere bitiyor. Suat Arslanboğa'nın raporunda yazılanları öğrenen Sporx.com Genel Yayın Yönetmeni Tahir Kum aşağıdaki tweeti atıyor.


17 Aralık 2012 Galatasaray - Fenerbahçe maçı

Meireles çift sarı karttan atılıyor. Maçı Galatasaray kazanıyor. HAlis Özkahya'nın raporunda yazılanları öğrenen Sporx.com Genel Yayın Yönetmeni Tahir Kum aşağıdaki tweeti atıyor.


Gelelim sorulara:


  • Tahir Kum'un TFF'deki kaynağı kimdir?
  • Tahir Kum'un kaynağının sızdırdıkları doğru mudur?
  • Tahir Kum'un kaynağının sızdırdıkları doğru ise; Meireles PFDK'dan ceza alacak mıdır?
  • Tahir Kum'un kaynağının sızdırdıkları doğru ise; Melo neden ceza almamış ve Fenerbahçe maçında oynamıştır?
  • Tahir Kum; Meireles'in raporunu detaylı ve fotoğraflı bir şekilde yayınladığı gibi, Melo'nun raporunu neden tüm detaylarıyla kamuoyu ile paylaşmamıştır?
  • Başta Tahir Kum / Sporx ve diğer basın yayın organlarının amacı; raporun detaylarını paylaşıp, Meireles'in fazla ceza alması için kamuoyu yaratmak mıdır?
  • Başta Tahir Kum / Sporx ve diğer basın yayın organları; bu konuda, Engin Baytar'ın intikamı bahanesiyle Galatasaray yöneticileri ya da Fatih Terim'den telkin almış mıdır?
***

Sorular bitmez.

Kurgu da öyle.

Şu basit örnekten sonra; bizi hala komplo teorisyeni olarak mı addediyorsunuz?
Komplo teorisyenlerinin söyledikleri genelde çıkmaz biliyor musunuz?
Biz önceden söylüyoruz, sonra harfiyen izliyoruz.
Buna kısaca "gerçek" diyebilir miyiz?

***

Galatasaray ve Galatasaraylılar ellerine altın tepsiyle sunulmuş iktidarın keyfini sürsün.
Güç dediğin bir ateş topu, gün gelir yakar ellerini.
Ya da birgün herşeyi anlayan "Büyük Reis" indirir giyotini.

***

Biz alıştık bunlara, iyi/kötü kanıksadık, bağışıklık kazandık, ölmeyiz artık.
Tek ihtiyacımız; dahili meselelerden sıyrılıp, harici kurgunun peşine düşmek şimdi.
Kurguyu bir kez daha mağlup etmek için.
Unutmayın; sarı öküzü hala vermedik.


Edit: Şu cümle "Tahir Kum; Meireles'in raporunu detaylı ve fotoğraflı bir şekilde yayınladığı gibi, Melo'nun raporunu neden tüm detaylarıyla kamuoyu ile paylaşmamıştır?" raporun fotoğrafının yayınlandığı gibi anlaşılmış. Hayır efendim, ondan bahsetmiyoruz. "Meireles'in tükürme anı", "Meireles'in yüzünü silme anı" gibi haber altı fotoğraflardan söz ettik. Buyrun, şu linkte mevcut:  http://live.sporx.com/futbol/superlig/fenerbahce/iste-meireles-raporuSXHBQ307662SXQ

Devamını oku...