Son dönemde ilk kez Talip Doğan Karlıbel'den duyduk bu sözü.
Twitter'da Fenerbahçe'yi savunan ve Yayla/Cadde/Silivri/Çağlayan'a giden Fenerbahçeliler için söylemişti "Bunların hepsi paralı asker" diye. "Aziz'in paralı askerleri".
Nitekim yerleşti bu kalıp.
Paralı asker.
Tetikçi.
3 Temmuz Fenerlisi.
İşin acı tarafı; Karlıbel'in icadı kalıp, artık bazı Fenerbahçeli kardeşlerimiz tarafından kullanılıyor sıkça.
Yani darbecilerin trenine binmekle kalmıyorlar; onların silahlarını da kullanıyorlar bilerek/bilmeyerek.
Kimsenin Fenerbahçeliliği'ni sorgula(ya)mam, bana düşmez.
Herkesin farklı bir sevme biçimi ve yoğunluğu var.
Hakeza, benim Fenerbahçem'e de kimse laf uzatamaz.
Ama öyle bir noktaya geldi ki şuursuzluk;
Fenerbahçe'nin alt toplamı derdine düşmüş kim varsa, Başkan'ın/Hoca'nın adamı/tetikçisi/paralı askeri yaftasına muhattap oldu.
Bir de 3 Temmuz Fenerlisi var.
Ki bu aslında buraya yazılmayacak kadar çirkin, sahibini bağlayan bir yakıştırma.
Ancak fikrin zikirle kardeşliğiyle açıklanabilecek çapta.
Kaale almak gerekir mi bilmiyorum.
Zira kim yazıyor/söylüyor, kaç yaşındalar bilemiyorum.
Gerçekte varlar mı o bile meçhul.
Fakat "Grev" kırmak isteyen muhbirlerin jargonuyla örtüşen tavırlar, ifadeler bunlar.
Ve Fenerbahçe'ye, Fenerbahçeli'ye yakışmayacak karakter yansımaları.
Bayağı, ucuz, kirli.
***
Ha, fikrimi soracak olursanız;
Keşke "askerleri" olsa Kulübün/Başkan'ın/Hoca'nın.
Paralı veya parasız; onlar için çalışsa, çabalasa.
Kulis yapsa,
PR yapsa,
Strateji üretse,
Plan yapsa onlar adına.
Ama yok.
Yalnızlar.
Yapa yalnızlar 25 milyon arasında.
