Malum; milletin derdi Fenerbahçe'nin 15 yıllık Başkanı Aziz Yıldırım'ın koltuğu oldu.
Fenerbahçeliler; sebebi ne olursa olsun, doğru veya yanlış, başkanlarının istifasını isteyebilir.
Buna katılanlar da olur, yanlış bulanlar da.
Ama bu Fenerbahçe'nin meselesi ve dinamiği, dolayısıyla Fenerbahçeliler istediğini söyleyebilir.
Peki Fenerbahçeli olmayanların, bilhassa medya mensuplarının derdi ne?
Sabah 7'de radyo programlarında başlayan, gündüz gazete sütunlarında, akşam televizyon programlarında devam eden bu "Aziz Yıldırım istifa etsin" çığlıklarının sebebi ne?
Gerçek sebebini soruyorum ama.
Fenerbahçe'nin iyiliğini istemediklerine eminiz ne de olsa.
En çok Galatasaray şampiyonluğu gören Fenerbahçe Başkanı diye dalga geçiyorlardı ya akıllarınca.
Ne oldu da Fenerbahçe'nin derdine yanar oldular?
Bu arada; radyo, televizyon ve gazetelerde bu çığlıkları atanlar aynı kişiler.
Senkronize, organize, tek yürek, tek sesler.
Birkaç argüman var, aralarında paylaşmışlar.
"Aziz Yıldırım istifa etsin, Türk Futbolu kurtulsun"
"Aziz Yıldırım istifa etsin, Türk Futbolu'na barış gelsin"
"Aziz Yıldırım istifa etsin. Türk Futbolu'nun artık başka bir yönetim anlayışına ihtiacı var."
Ve buna benzer içi boş söylemler.
Onlara kalırsa;
Aziz Yıldırım gitsin, çok gergin; ama İbrahim Hacıosmanoğlu kalsın, melaike.
Aziz Yıldırım gitsin, çok konuşuyor ve tahrik ediyor; ama Ünal Aysal'ın ağzından kerpetenle alıyorlar lafı, her kelamı da zem zem suyu mübareğin.
Aziz Yıldırım gitsin, sinirli, küfrediyor; ama Fatih Terim kalsın, naif, Zeki Müren Türkçesi ile konuşuyor.
Aziz Yıldırım gitsin, ellerini Türk Futbolu'ndan çeksin; Haluk Ulusoy gelsin, 2000'e geri dönelim.
Söyleyenlere, argümanlara bakınca mevzu ortada aslında, lafı uzatıyoruz.
Çünkü Aziz Yıldırım için söyledikleri, hem geçmişte hem de bugün söyledikleriyle örtüşmüyor, tutarsızlar.
Her Fenerbahçe Başkanı gibi onu da sevmiyorlar ve ama bu sefer kurgu sahipleri tarafından kodlanmışlar.
Güdümlüler.
Güdüyorlar.
Neden?
Bi' sorsanıza?
***
İnan Kıraç'ın Adnan Polat'ı devirerek başlattığı bir süreç bu.
Global bir erkin Belçika temsilcisinin dümene geçmesiyle sürat alan, malum mevcut erkin müridlerinin emniyet, yargı ve medyadaki taşeronları ile yürüyen ve 4. Kuvvet medya ile nihayete ermekte olan bir tiyatro, kurgu.
Ve bu kurgu neden planlandıysa, Aziz Yıldırım da o yüzden istenmiyor.
Ama ortada bir hesabın olduğu konusunda en ufak şüphe yok.
Bu oyunu oynayanların tamamına yakını biliniyor, puzzle'ın birkaç parçası kaldı ki onu öğrenmeye de çok az kaldı.
Zekisiniz, güçlüsünüz, çapınız geniş, uçsuz bucaksız, kabul.
Ama bir gün bir deli taş atar kuyuya, bir saniyede değişir dünya, ne olduğunuzu şaşırırsınız.
Yakın puronuzu, yaslanın arkanıza.
Allah büyük, bekliyoruz biz sabırla.
