cardiff city etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cardiff city etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2013 Salı

Güney Galler Derbisi; Swansea v Cardiff

Premier Lig derbileri sever... United v City, Arsenal v Tottenham, Liverpool v Everton, Newcastle v Sunderland ve s. Herkes bu derbileri daha çok sever, izler ama gelecek sezon Premier Lig'de izleyeceğimiz derbi dünyanın en büyük 5. bölgeseler derbilerinden biri. Swansea City v Cardiff City... 


Çok basit... Swansea Cardiff'den nefret eder, Cardiff de Swansea'den. En son derbi 2011 yılında Swansea'nin stadında oynandı ve Cardiff City o maçtan 1-0 galip ayrılmıştı. Gelecek sezondan ilk kez Premier Lig'de kozlarını paylaşacaklar...


Ezeli rakibine nazaran daha başarılı olan Cardiff City 1889 yılında kuruldu. Futbol kulübünün kurulma nedeni o zamanlar moda olan bir sebeple bağlı. Farklı spor dallarında mücadele eden takımlar oyuncularının kış aylarında formda kalması için futbol takımları kuruyorlardı. Cardiff City de bu modaya uyan kulüplerden. İlk yıllarda Riverside A.F.C. olarak bilinen kulüp 1905 yılında Kral VII Edward tarafından Cardiff'e şehir statüsü verilmesi sebebiyle Cardiff City olarak değiştirmek için talepte bulundu ancak yüksek seviyeli liglerde oynamadığı için bu talep reddedildi. İsim değişikliğinde ısrarlı olan kulüp 1907 senesinde Galler Güney Futbol Ligine katıldı ve sonraki yıl ismini resmen Cardiff City olarak değiştirmeyi başardı. 

Kulüp tarihinin en başarılı yılları 1920'li senelere dayanıyor. 1925 ve 1927 senelerinde FA Kupasında final oynayan takım 1927 senesindeki finalde Arsenal'i 1-0 mağlup ederek FA Kupasını müzesine götürdü. Bu kupanın anlamı çok büyük. Çünkü İngiltere dışından FA Kupasını kazanan ilk ve tek takım Cardiff City. Ve bu başarının ezeli rakip Swansea City'nin biraz altda kalmasında büyük rolü var. 

1927 yılında Arsenal'i 1-0 mağlup edip FA Kupasını kazanan Cardiff City kadrosu

1912 yılında kurulan Swansea City kulübünün de kuruluşu ezeli rakibi Cardiff City ile hemen hemen aynı. İlk yıllarda Swansea Town A.F.C. ismiyle rugby liginde boy gösteren kulüp oyuncularının formda kalması için futbol takımı kurar ve hikaye başlar... 

1921 yılında Galler Güney Futbol Liginde boy gösteren takım uzun yıllar Swansea Town ismini kullanıyordu, taki 1969 yılında Swansea'ye şehir statüsü verilene kadar. O yıldan sonra Swansea City olarak anılmaya başlayan kulüp uzun yıllar 1. ve 2. futbol liglerinde oynadı. 2 kez FA Kupasında yarıfinal oynasalar da hala bu kupayı kazanamadılar ve Cardiff hala 1-0 önde... 10 kez de Galler Kupasını müzesine götürmüş. 

Swansea City Anfield'de Bill Shankly'nin Liverpool'unu 1-0 mağlup ettiği gün.
Swansea taraftarlarının yüzü 2000'li yıllarda gülmeye başlamış. Taraftarlar demişken kulübün %20 pay hakkı The Swansea City Supporters Ltd'ye ait... 2005 senesinde yeni Liberty Stadına taşınan kulüp aynı sene 1. Lige yükselmeyi başarmış. Daha sonra kulübün başına geçen Roberto Martinez kıl payı şampiyonluklar kaçırarak takımını Championship'e yükseltememiş. Yine de Swansea'de başarılı sezonlar geçiren ve güzel futbol oynatan Martinez 2009 yılında Wigan'dan gelen teklifi geri çevirmiyor ve takımın başına bu kez Portekizli Paolo Sousa geçiyor. Defansif futbol anlayışına sahip ve tiki taka futbolu oynatan teknik adam çok kısa süre sonra Swansea'den ayrılarak Leicester'in yolunu tutuyor. Şimdiki Liverpool menajeri Brendan Rodgers'in takımın başına geçmesiyle birlikte Swansea City 2010-11 sezonunda play-off oynamaya hakk kazanıyor ve Premier Lig'in yolunu tutuyor. İlk sezonunda gayet iyi performans sergileyen kulüp Man City, Arsenal ve Liverpool kulüplerine kendi evinde kök söktürüyor. 2011-12 sezonunu 11. sırada tamamlayan kulüp Brendan Rodgers'le yollarını ayırıyor ve Michael Laudrup'la yeni heyecana başlıyor. 2012-13 sezonunda da güzel futbolunu sahaya yansıtan Swansea gelecek sezonlar için olumlu sinyaller veriyor. Zaten bu sezon tarihlerinde ilk kez kazandıkları İngiltere Lig Kupası yeni adıyla Capital One Kupasıyla nasıl iyi takım olduklarını kanıtladılar.



Güney Galler Derbisine gelecek olursak en başta belirttiğim gibi dünya futbolunun en büyük 5. bölgesel derbisi oluyor. Öyleki Swansea City - Cardiff City derbileri İngilterede en sert rekabet olarak bilinir. İki takım taraftarları bir birine tarifsiz şekilde nefret eder. İlk kez 7 Eylül 1912 senesinde karşı karşıya gelen takımlar sahadan 1-1 beraberlikle ayrılır. Maçtan sonra taraftarlar arasında çıkan taşlı sopalı kavgada bir çok taraftar hastanelik olur. Diğer derbilerde olduğu gibi bu derbi sonrasında da skordan çok taraftar kavgaları günlerce konuşulan olay oluyor... 20 Ağustos 1938 yılında Swansea Town'un sahasında bir jubile maçı düzenlenir ve maç 3-3 biter. Aslında her iki takım dostluk mesajları vermek için çok büyük çaba harcar. Ancak taraftarlar bu kez de skordan memnun değillerdir ve çok büyük kavga çıkar. Atılan koltuklardan biri Cardiff'li taraftarın kafasına isabet eder ve taraftar aldığı darbe sonucu yaşamını yitirir. O andan sonra başlayan intikam duygusu derbinin tansiyonunu daha da ateşler... Altdaki fotodan belli olduğu gibi ateşi körükleyen sadece taraftarlar değil.  

Swansea City efsaneleri Lee Trundle ve Alan Tate Cardiff City'ye olan "sevgi"lerini gösterirken.
Swansea City'nin Danimarkalı menajeri Michael Laudrup da bu derbiyi sabırsızlıkla bekliyor. El Clasico ve Torino derbilerinde boy gösteren Laudrup, Lazio formasıyla çıktığı Roma derbilerini Güney Galler Derbisine daha çok benzetiyor. 

Gelecek sezon Premier Ligde ilk kez Güney Galler Derbisi izleme fırsatı yakalayacağız. Artık Premier Ligin %10'u Galler futboluna ait.
Devamını oku...

21 Mayıs 2013 Salı

Bir sonraki Premier Ligin neden çok daha iyi olacağının nedenleri

Premier Lig 2012/13 sezonu bitti ve açık konuşmak gerekirse futbol adına hiç iyi bir sezon olmadı. 2011/12 sezonunda son saniyeye kadar kovalanan şampiyonluk bu kez Manchester United'ın 20. şampiyonluğu kazanmak ve geçen sezon yaşanan hezimeti unutmak için sergilediği performans ve ligin zirvesine demir atması ligin heyecanını kaçırdı desek yanlış olmaz. 

Ligi ilk 6 sırada bitiren 3 takım gelecek sezon yeni teknik direktörlerle çalışacak. United Moyes, Chelsea büyük ihtimalle Real Madrid'den ayrılan Mourinho ile yola devam edecek. 'Manchester'in şeyhleri'yse daha kararını vermedi. 

Sir Alex emekli oldu - Efsane birinin ayrılması her zaman üzücüdür. Bu ayrılık kendisiyle güvensizlik ve şüphe getirebilir. 27 yıl ve kazanılan 13 şampiyonluk sonrasında Fergie'nin yerine geçen Moyes sadece ikinci küme takımı Preston North End ile 2000 yılında şampiyonluk yaşamış. Böylesine başarılı ve büyük bir kulübün teknik patronu olmak hiç kolay olmayacak gibi... Bazı taraftarlar şimdiden Moyes başarısız olursa Ferguson yeniden işin başına geçecektir fikrine kapılmış.


Jose Mourinho'nun dönüşü - Büyük teknik direktör aynı zamanda da büyük egoya sahip Jose Chelsea taraftarlarını fazla üzmeyecek gibi. Her maç Benitez aleyhine tezahürat yapan taraftarlar sonunda istediklerine ulaştı diyebiliriz. Artık İspanyada sezonun bitmesini dört gözle bekleyen Mourinho Londra yolcusu... Madrid'de geçirdiği 3 yıl boyunca başarıya aç kalan Jose bu açlığını Premier Lig'de yatıştırmak için çok çaba harcayacak. Yaptığı son açıklama bunu doğruluyor: "Bu sezon benim kariyerimin en berbat sezonuydu. Çünki hiç bir şey kazanamadım..."

Man City yine değişim içerisinde - 47 yıl sonra Mancini ile lig şampiyonluğu yaşayan City geride bıraktığımız sezon rahatlamış haldeydi. Ve bu rahatlama çok pahalıya patladı. Galibiyetsiz ve 4. sırada bitirilen Şampiyonlar Ligi grubu, ezeli rakip Manchester United'in hem futbol, hem de puan olarak gerisinde bitirilen Premier Lig ve FA Kupası finalinde son saniyede yenilen golle kupayı küme düşen Wigan'a kaptırmak korku filmi gibi geçen bir sezonun özeti gibiydi. Mancini kovuldu ve yeni teknik direktör arayışlarına başlandı... Umarız yeni gelen teknik direktör daha heyecan verici futbol oynatır ve paraları dışarı atmaz.


Wayne Rooney - Takımdan ayrılmak isteyen Wayne belki bu kez de fikrini değiştirip takımda kalır ve yeniden neler yapa bileceğini taraftarlara ispatlar. Belki de yeni bir heyecan yaşamak için ayrılır. Yeni teknik direktörü Moyes'le eskiden yaşadığı problemler ve Ferguson'un veda maçında bile kadroda olmaması ayrılık sinyallerinin habercisi...

Brendan Rodgers'in Liverpool'da ve Villas-Boas'ın Spurs'da 2. sezonu - Swansea döneminde oynattığı göze hoş gelen futbolu bir türlü Liverpool'da tutturamayan Rodgers Liverpool'da 2. sezonuna hazırlanıyor. Ligi ezeli rakibi Everton'un altında bitirdiler ve gelecek sezon Avrupada yoklar. Gelecek sezon için hedeflerinin sadece Premier Lig ve FA Cup olması, sezon ortasında yapılan Sturridge ve Coutinho transferleri Liverpool'luları az da olsa heyecanlandırıyor. Ancak Everton'dan ayrılıp diğer ezeli rakibe geçen Moyes'in yerine ligin en iyi teknik direktörlerinden Roberto Martinez gelebilir. İşleri hala kolay olmayacak gibi... 

Premier Lig tarihinde Tottenham'a en iyi puan toplamasında yardımcı olan Andre Villas-Boas yaşlı kurt Wenger'in 1 puan arkasında kalıp Şampiyonlar Ligine gidemedi. Gareth Bale ile güzel sezon geçiren Tottenham gelecek için bir kaç kararlar almak zorunda. Villas-Boas bir kaç oyuncu ile yolları ayırıp yeniliklerle takımı daha da geliştirebilir...


Luiz Suarez - 'Isırgan futbolcu'nun Liverpool kariyeri meçhul. Avrupada başarılı olan ve şampiyonluğa oynayan bir kulüpte oynamak istediği söylentileri var. Liverpool'a geldiğinden beri başı beladan kurtulmuyor. Evra ile yaşadıkları ve geçtiğimiz sezon Ivanovic'in kolunu ısırması bardağı taşıran son noktaydı adeta. Ancak çok sayıda Liverpool taraftarı ayrılmasını istemiyor. Eğer takımda kalırsa gelecek sezon bolca Mourinho ile bir birlerini ısıra bilirler. 


Güney Galler derbisi - Cardiff City takımının Premier Lig'e yükselmesiyle ligde Gallilerin sayı ikiye yükseldi. Ligde tecrübe toplayan Swansea City ezeli rakibini bekliyor... 1912 yılında beri devam eden derbinin bu sezon tadını çıkaracağız. Önümüzdeki günlerde bu derbinin tarihçesini sizlere sunacağım...
Devamını oku...