yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2011 Cumartesi

Tümevarım mı tümden gelim mi?




Hukuk okumadım.
Kulaktan dolma bilgiler dışında ne yorum yapsam, yanlış veya eksik olur.

Ama yargı, suça dair şüphelere nasıl bakar/bakmalıdır merak ediyorum.

Tümevarım mı, tümden gelim mi?


Yani; şüphelerin delillendirerek, kurgusunun ortaya çıkarılması ve nihayettinde bir kanaate ve ardından yargıya varılması şeklinde mi?

Yoksa; sebepli, sebepsiz bir şekilde kanaate varılıp; şüpheli ifadelerinin ve delillerin bu kanaatle yorumlanması şeklinde mi?


Neden soruyorum?

Çünkü son günlerin hepimizi ilgilendiren soruşturmasında bariz bir tümden gelim söz konusu.

Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım şike yapmıştır diyor Emniyet ve Savcı.

Sorgulamalar sırasındaki mimiklerde, söylemlerde ve daha önemlisi tavırlarda; Fenerbahçe'nin ve Aziz Yıldırım'ın zaten suçlu olduğu, ifade verenlerin itiraf ederek bu kanaate destek atmaları isteniyor resmen.

Biz, bir vatandaş olarak bunun bir kumpas/tezgah/operasyon olduğunu düşünmeyelim.
Ama siz de lütfen kabul edin.

Bir kadın; kocasının onu aldattığından şüpheleniyorsa, her ama her adımını, hareketini, sözünü ona yorar.
Kadın, kocasının onu aldattığını düşünüyorsa; adam zinhar günahsızsa bile kadının kanaati değişmez.

Bu durum da ona benziyor işte.

Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım şike yapmıştır kanaati var Emniyet ve Savcının.
O yüzden her telefon görüşmesini, tapeleri şikeye yoruyorlar şu anda.

Murat Özaydınlı Buca maçında Aziz Yıldırım'ı aramış; "Nasıl gidiyor?" demiş.
Can Arat FB-İBB maçından sonra; "% 100 golü kurtardım. Elimden geleni yaptım" demiş.
İlhan Çelikay Sİvas-FB maçından sonra; "Bari Stoch'un ki ni yeseydi" demiş.

-Şimdi iki gözlük alın elinize.
-Birincisi Emniyet ve Savcının gözlüğü.
-Ne çıktı, yapmış mı Fenerbahçe şike?
-Valla ne yalan söyleyim, oradan bakınca şike var gibi duruyor.

-Tamam, şimdi ikinci gözlüğü takın, adil yargının gözlüğünü.
-Ne çıktı, yapmış mı Fenerbahçe şike?
-Valla bilmiyorum. Bunlar normal, masum konuşmalar.

Bir şoför nereye bakarsa oraya gider araba.
Emniyet ve Savcı arabayı şarampole sürüyor bilerek ya da bilmeyerek.

Ama en kötüsü, kamuoyuna verdikleri gözlükte.

Hepsine birinci gözlüğü hediye ettiler.
Yıllar evvel Show TV'de Tutti Frutti 3 boyutlu yayınlanacak diye 31 Aralık'ta erkeklerin fellik fellik 3 boyut gözlüğü araması gibi..

Peki soruyorum size algıda seçiciler;

O gece hiç meme elleyebildiniz mi?
Devamını oku...

27 Şubat 2010 Cumartesi

"Ooh du mein Hampelmann...!"


Kuklayım ben Kuklayım!

Ortaokul yılları;
Meşhur, berbat şarkıyı dinlemiştik kasetten,
Elenora Sausmikat'tı öğretmen.

"Ooh du mein hampelmann, mein hampelmann, mein hampellmann
Ooh du mein hampelmann, mein hampelmann bist du!"

Kötüydü.
Ama komikti.

Yine ortaokul yıllarıydı;
Ankara'nın belediye başkanı değişmişti.
Ertesi gün kızların etek boyları uzamıştı.

Komikti.
Ama kötüydü.


Tam 16 yıl geçti aradan.
Koalisyonlar 28 Şubat'ı, 28 Şubat tek başına iktidarı getirdi.
İlmik ilmik.

"Keser döner sap döner, gün olur hesap döner!" avuçlarda yazıyordu.

3Y.
Demokrasinin temel direkleri.
Yasama, Yürütme, Yargı.
Birbirinden bağımsız bir bütün.
Adı Demokrasi.

Ve TSK.
Ordu.
Ulusun temel direği.
Sigorta.

3Y.
Görünmeyen iplerle bağlansa birbirine;
Ve ucunu bir "Babayiğit" yakalasa..
Demokrasi diyebilir miyiz hala buna?
Ağır mı olur Dikta?

3Y.
Görünmeyen tellerle bağlansa birbirine;
Kısa devre yapar mı peki?
Atar mı sigorta?

Atar mı?


Ayaz.
Devamını oku...