Rasim Ozan Kütahyalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rasim Ozan Kütahyalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2011 Çarşamba

"Hoşgeldin Rasim!"



Mehmet Ali Aydınlar; Acıbadem Hastaneleri Sahibi. Fenerbahçe ve Futbol Federasyonu yöneticilikleri yapmış spor adamı.
Yukarıdaki kimlikten tabiri caizse bir "kalite" bekleriz herhalde değil mi?
Aşağıdaki notu okuyalım bi önce:

"Geçen Cuma Beyaz TV’de Dinamit var, Kütahyalı ve Ümit Zileli… Ortada Kütahyalı yok, Zileli konuşuyor… Bi 1 saat geç geldi… Yurtdışındaymış, gecikmiş..
 Girdi, bi 10 dakka oldu telefonu çaldı… Arayan Mehmet Ali Aydınlar… ”Saolun başkanım, teşekkür ederim, hoş bulduk… Şu an canlı yayındayım” vs… Meğer freeshopta bi kadın yardımcı olmuş Kütahyalı'ya… O da Aydınlar'ın eşi çıkmış, öyle haberdar olmuş Aydınlar.. Hoşgeldin demek için aramış…
 Bu adamın bir hastaneler zinciri sahibi olması trajikomedi…"


Kütahyalı 30 yaşında.
Ne olduğu, nasıl popülarite kazandığı ve hangi amaca hizmet ettiği ortada.
"Özgürlüğün çarpıntısı" yazıyor web sayfasında.


Aydınlar ise hastaneler sahibi, profili oldukça yüksek bir iş adamı. Bir dönem Fenerbahçe'de yöneticilik ve sponsorluk yapmış Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı.


Sami Çölgeçen mevzuu için canlı yayında Kütahyalı'yı aramasını yadırgamıştık. Ama yukarıda anlatılan anektod içler acısı.


Tabii öncelikle akıllara Kütahyalı ile Aydınlar'ı bu kadar birleştiren, hal hatırdan öteye götüren şey nedir sorusu geliyor.


Bilemeyiz. Yorum yapmayalım.


Ama biz şu kısmı pekala yorumlayabilliriz.


Aydınlar gibi bir adamın Kütahyalı ile ne işi olur?
Cep telefonunda numarasının olması bile garip karşılanabilecekken, canlı yayınlarda araması, Türkiye'ye hoş geldin yağlaması ne içindir?


Yükseldikçe alçalırmış bazen insanlar.
Bu kadar kolay mı?


Neyi temsil ediyor bu 30 yaşındaki "Özgürlüğün Çarpıntısı" ?










Devamını oku...

17 Ağustos 2011 Çarşamba

AİHM: Yüzde 1 bile şerefiniz varsa istifa edin!



Gerçekten, doğrudan, rasyonellikten ve bilimden uzak vatanım.
Yalan, manipülasyon, provokasyon ve hurafelerle yaşayan milletim.

Haftalardır haykırıyoruz;

Gerçek dışı bilgilerle oluşturulan algıları, yayılan tevatürü ve en nihayetinde kirli beyinlerde oluşan yargıyı.

Usanmadan aynı şeyleri yazıyoruz;


Sanmayın ki bu sefer başka birşey söyleyeceğim!

UEFA demiş ki; Yüzde 1 bile şüpheniz varsa düşürün.
TFF kararı sonrası herkesin dilinde. Ve tabii isyan.

Aradım, taradım.
Ara, tara sen de..
uefa.com'u, yabancı siteleri karıştırdım.
Karıştır sen de..
Yok böyle bir beyan!
Varsa söyle..

Haber 7 Temmuz'da tüm ajanslar tarafından geçilmiş. Metin aynı:


TFF'nin vereceği karar öncesinde UEFA yetkililerinin, "Vereceğiniz karar öncesinde olayı en ince ayrıntısına kadar inceleyin. En ufak şüpheyi bile değerlendirmek çok önemli. Şayet, elde edilen delillerden kafanızda 'şike yapıldığına dair' yüzde bir şüphe oluşsa bile gereğini yapın. Yönetmelik ve talimatlar ne diyorsa onu yapın" şeklinde görüş belirttiği ifade edildi.

Belirtildi, ifade edildi..
Söylendi, anlaşıldı..

Şimdi gözlerinizi kapatın, sessizliği dinleyin,
Ruhunuzla başbaşa kalın..
Yalnız, özgür ve bağımsız olduğunuz bir saniye hayal edin..
Ve söyleyin bana!

Dekmanı görüyor musunuz?

Sanki 7 Temmuz'da şehir sularına bir virüs bulaştırılmış ve bütün şehir aynı yalana inanıyor.

Dekman!

Manipülasyon!
Algı!
Tevatür!
Yargı!

Şimdi teyakkuzda sırtlanlar;
UEFA'nın sözümona beyanına istinaden feryat feveran.
Acımasızca suçluyorlar TFF'yi zalimler.

E be adam, cahilsin, cühelasın, kalbin kirli, fesatsın..
Anlıyorum.

Ama biraz izan.
Azıcık da olsa yeter inan!..

Yazalım o zaman biz de;

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi : Yüzde 1 bile şerefiniz varsa istifa edin, insanlıktan!


Devamını oku...

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Mevsimlik işçiler kadro bekliyor


3 Temmuz'dan beri gündem malum.
Ama üst başlık spor.

Değil mi?

Peki nereden çıktı bu tayfa?

Baransu, Kütahyalı, Açıkel ve türevleri..
Kanal kanal dolaşıp ne anlatıyorlar allasen?
4-4-2 mi 3-5-2 mi?

Hani tarla hasatına mevsimlik işçiler gelir başka yörelerden,
Hani inşaatlarda çalışırlar karın tokluğuna,
Şerefleriyle, onurlarıyla..

Yoktur düzenli bir işleri, hayalleri..
Kadro isterler bir yerde, düzenli bir ekmek kapısıdır tek dilekleri.


Vallahi bu tayfa da en az yukarıdaki emekçiler kadar emek verdiler spot ışıkları altında.
Söyleneni eksiksiz, körü körüne, azimle yerine getirdiler. Nasır topladı dudakları, kan çanağına döndü gözbebekleri..

Bir avuç umutla.
Umarsızca, tüm sorumluluğu ve riskleriyle bu işe adadılar kendilerini.

Ektiler, biçtiler, kaldı bir hasatı..
İyi yerler, daha güzel koltukları hak ediyorlar artık bu çocuklar.
Rüştlerini ispat ettiler bence.
Hem de çok kısa sürede.
Güven, özveri ve tecrubeyle.


Hamd olsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete.

Evet, mevsimlik işçiler kadro bekliyor.
Kanal 7, Samanyolu, TRT, 24, Kanaltürk ve niceleri..
Açın bu çocukların önlerini!




Devamını oku...