gelecek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gelecek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2015 Salı

Aziz Yıldırım'ın söyledikleri ve söylemedikleri



Aşağıdaki alıntılar resmi sitedeki kongre konuşması metinlerinden.


1. Gün: (http://www.fenerbahce.org/detay.asp?ContentID=45161)

Aziz Yıldırım, "Mahkeme bittiği gün başkanlığı bırakacağım" sözlerini yineledi ve "Artık bu kurumların bir karar vermesi lazım bu şike davasından çıktı, başka yerlere gitti. Ya bizi temizleyecek, ya da cezalandıracaklar. Bunun sonu Fenerbahçe için önemli. Yeni gelecek arkadaşlar olarak biz de onları destekleriz" dedi. 
Benden sonra burada böyle çapulcular olacaksa yandık. Onun için Ali Koç'a rica ettim. Bıraktığım gün aday olacak, söz verdi. Onun için çapulculara burada yer yok" diye konuştu.


Burada, bir dahaki kongrenin de kararını almış gibi bir çalışma yapıldı. Buna da saygı gösteriyorum çünkü bunu kendim de istiyordum. Yalnız bu kongreden bizim mahkemenin bitimiyle beraber başlayacak süreçte yeni adayların iyi hazırlanması, kulübün şartlarını iyi görmeleri ve ona göre de yönetimler ve çalışma arkadaşlarını iyi seçmelidir. Fenerbahçe’nin içerisinde çok değerli insanlar vardır. Bu insanlar kulübe getirilmeli ve kulüpte beraber çalışmaları gerekir. Benim sistemim ve benim düşüncem, benim yapım ayrıdır. Ben bu sistemlerin içinde hareket edemem. Ben 24 saatini bu kulübe adayan insanım. 24 saat bu kulüp için çalıştım ama gelecek olan insanlar 24 saatlerini buraya veremezler. Vermeyeceklerdir çünkü onların böyle bir zamanı ve vakti olmayacaktır. Onun için bu arkadaşlara şimdiden önerim bu çalışmalara başlasınlar.
Ben mahkeme bitip temizlendiğim günün akşamı kongre kararı alacağım bunu herkes bilsin. Ama Fenerbahçe’nin de iyiliği için her zaman burada olacağım onu da bilsinler. Yani öyle bıraktı gitti yok, bu kadar açık ve net söylüyorum. Herkes de ona göre tavrını alsın.

Konuşmaları canlı izledim. Metinleri de, özellikle resmi siteden, birkaç kez okudum. Neyi kurcalıyorsun diyeceksiniz. Net bir cevap vereceğim, samimiyeti sorguluyorum. Bu benim suçum değil.

Aziz Yıldırım ne/ler söyledi?

1) Mahkeme süreci sonunda kongre kararı alıyor ve bırakıyorum.
2) Ali Koç'tan rica ettim, mahkeme süreci sonunda başkanlığa aday olacak.
3) Yeni gelecekler (Ali Koç?) iyi hazırlanmalı, çalışma arkadaşlarını iyi seçmeli.
4) Yeni gelecekler (Ali Koç?) benim gibi 24 saatini veremez, vakitleri olmaz, bu yüzden çalışmalara başlasınlar.
5) Mahkeme süreci sonunda bırakacağım ama yine buradayım, herkes ona göre tavrını alsın.

Aziz Yıldırım ne/ler söylemedi?

1) Mahkeme süreci sonunda kongre kararı alacağım ve bir daha kesinlikle aday olmayacağım.
2) Benden sonra görev alacaklara, eğer isterlerse, dışarıdan elimden gelen desteği vereceğim.

Ve kuşkularım

Söyledikleri ve söylemediklerine baktığımda; Ali Koç'un açıklamalarını teyit eden şeyler söylemiş olsa da, satır aralarında başka birinin başkanlık ile anılmasından rahatsız olduğunu hissettim. Bu belki 17 yılın alışkanlığıdır. Ama umarım "Bu kongre de geçsin hele, 1-1,5 seneye kim öle kim kala" değildir. Ve dilerim kongre ve taraftarın Ali Koç'a olan sempatisi ortamı yumuşatmak için siper alınmamıştır.

Bunları yazdığım için bana kızanlar olacak. Ama yazmak, söylemek, not düşmek şart. Fenerbahçe başkanlık makamının itibarı önemli. İnanılır ve güvenilir kalması değerli. Ve zaten Aziz Yıldırım'ın da buna ihtiyacı yok. Kuşkularımın kuruntu olması da kuvvetle muhtemel. Ama tahrip edici olsa da, gerçekleri aramak ve kucaklamak zorundayız.

"Koyun can, kasap et" demesin kimse. Tüm bu yazdıklarım, Fenerbahçe'nin aklanma süreci dahil, önümüzdeki 1-1,5 yılın ve hatta sonraki yılların huzur ve performans grafiğini doğrudan etkileyecek şeyler. Yani derdim Fenerbahçe.

Önce Fenerbahçe ve Başkanı'nın aklanması ve sonra Fenerbahçe'ye 17 yılda yaptığı hizmetler için onurlandırılarak yeni bir dönem için bayrağı devretmesi dileğiyle. Ki sanırım Aziz Yıldırım da aynı dilekte.
Devamını oku...

31 Mayıs 2015 Pazar

Başka bir Fenerbahçe tarifi

Aziz Yıldırım karşısında yükselen sesler birkaç yıldır logaritmik olarak artarken, şampiyonluğun resmen kaybedilmesi ve yaklaşan kongre ile birlikte birçok fikir, argüman ve slogan vitrine çıkmaya başladı. #Adayolma ve #BaskabirFenerbahcemumkun bunlardan ikisi.

İki akımın da (doğru tabir ettiysem) bildirilerini ve yansımalarını okudum. Ve #BaskabirFenerbahcemumkun mottosunu #Adayolma çağrısından daha samimi ve üzerinden gidilebilir gördüğüm için onu yorumlayacağım.

"Baska bir Fenerbahçe mümkün!" akımını; sloganı, içeriği ve altındaki imzalar üzerinden manipüle edenler gördüm. Daha çok imzalara takılmış insanlar, hatta imza atanlar bile "İmzalara değil, içeriğe bakın" çağrısı yapmışlar. Ben imzalara takılanlara da, yukarıdaki açıklamayı yapan imza sahiplerine de bu anlamda katılmıyorum.

İçlerinde ciğerini bildiğim ilkokul arkadaşımdan, eski/yeni dostlarıma kadar birçok değerli insanın olduğu, tamamı özgür düşünen, hiçbir kişi ve grup ile organik/inorganik bağı olmayan bu damardan Fenerbahçeliler'in "İmza değil, içeriğe bakın" çağrısı biraz "Sen ona bakma ya" kokuyor. Değilse zaten ve elbette içeriğe bakılmalı. Ama altında imza olduğunda Twitter search yapılacağı öngörüldüğünde "İmzamla da, fikrimle de buradayım" demek bence daha doğru. Ki sanırım insanlar bazı imza sahiplerinin Aziz Yıldırım'a hakaretlerinden dem vuruyorlar. "Sen ona bakma ya" kokusu ise -dışarıdan- imza sahiplerinin birbirlerine kefil olamadığı algısı yaratıyor. Ki ben öyle olmadığına eminim. Küçük bir iletişim hatası diyelim.

Evet, dediğim gibi, ben imzalara takılmadım. Çünkü içlerinde Fenerbahçeliliğinden ve Fenerbahçe için feda edebileceklerinden şüphe duyduğum kimse yok. Hepsi hepsi farklı düşüncelerimiz vardır, ki bu zenginliğin ta kendisidir, kucaklarım.

Ben içerikle akımın iletişimine takıldım. Açayım. Bildiride yanlış olan birşey yok. Dile getiren/getirmeyen herkesin katıldığı Aziz Yıldırım'ın son dönem yanlışları üzerinden, *işte bu* yanlışların olmadığı bir Fenerbahçe mümkün mesajı veriliyor. Burada hiçbir sorun yok. Ama sanırım benim hem bu akım/slogan/mottodan hem de yazarlarından beklentim fazla olacak ki, hayallerimizdeki Fenerbahçe'nin kötü örnekler üzerinden tarif edilmesine takıldım. Bu minvalde; Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe'yi yönetenlerin *yanlışlarını* -hele ki kongre öncesinde- net bir şekilde sebep ve sonuçlarıyla, yanlış sahiplerinin de *okuyabileceği* bir üslup ve rasyonel akılla sıralamak ve ama başka bir Fenerbahçe'yi, hayallerimizdeki Fenerbahçe'yi bu kötü örnekler yerine, düşlerimiz, futbol çağının getirdikleri ve gerektirdikleri üzerinden tarif etmek daha fazla katma değer yaratır fikrindeyim.

Örneğin; uzun zamandır sıkça tekrar ettiğim, Fenerbahçe neslinin kaybettiğini düşündüğüm bir mottom var: "Fenerbahçe neşe verir, can katar, iyi gelir"
Önüne, arkasına, yanına birşey koymadan Fenerbahçe bu, 80'ler ile 2000'li yılları, torunlar ile dedeleri birleştiren birşey bu. Aramamız gereken şey, üst başlık, tutkumuzun can damarı bu. Neşe vermeli Fenerbahçe, yeniden yüzleri güldürmeli. Can katmalı Fenerbahçe, yeniden yaşam sebeplerinden biri olmalı. İyi gelmeli Fenerbahçe, mutluluk ve umut vermeli. Bu Fenerbahçe'nin *kurumsal kimliği*.

Aslında herşey, tüm bu üst başlıkların altında gizli. A'dan Z'ye Fenerbahçe armasının olduğu her ses ve görüntünün iletişimi değişmeli. İletişim denince aklınıza televizyon, radyo, sosyal medya ve saire gelmesin. Onlar iletişim araçları. Bizim yangının ortasında kurtarılacak ilk değerimiz iletişim politikamız. Uzun yıllardır sahip olmadığımız ve bizi *kurumsal kimliğimizden* uzaklaştıran atardamar.

Başka bir Fenerbahçe mümkün evet. Bu değerli mottoya sonuna kadar destek veriyorum. Ancak nacizhane görüşlerimi de paylaşmak istedim. Bunca değerli ve yaratıcı akıl, eminim taşın altına elini koyup, herkesin bildiği yanlışları derlemek yerine, bugünün ve yarının Fenerbahçe iktidarlarına *maden* taşıyacaktır.

Fenerbahçe için çakıl taşı taşıyan kim varsa, tüm kalbimle destekliyorum.
Varolun.

Devamını oku...