son 16 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
son 16 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2013 Cuma

Fenerbahçe - Bate Borisov: 1-0: Son 16



Olumlu sonuç, ciddi anlamda 60. dakikaya kadar güzel oyun, ama sonrasında fiziksel ve psikolojik yorgunlukla açıklanan geri yaslanma, ve en nihayetinde 10 kişi rakipten maçın son 20-25 dakikası baskı yemeyle sonunu yüreğimiz ağzımızda getirdiğimiz bir maç daha.

İLK YARI

İlk 45 doğru top oynadık. Oyunun yönünü çabuk değiştirdik, ayağa çabuk pas yaptık hep. Kontrol bizdeyken bir de rakip 10 kişi kalınca oyunu tümden karşı yarı alana yıktık. Golün de ilk yarının sonuna doğru penaltıdan gelmesi çok güzel oldu. Penaltı kazanmak, rakibe kırmızı kart çıkması falan bunlar bizim için enteresan şeyler netice itibariyle.

SALİH

Kendi çocuğum olsa bu kadar gurur duyarım cidden. 19 yaşında, üstelik en riskli mevkilerden birinde, bu kadar mı doğru oynayabilir bir oyuncu? Sarı kartın da etkisiyle Aykut Hoca'nın oyundan alması normal, ancak Salih'in çıkışıyla birçok şeyin değiştiğini de söylemekte fayda var.

DEĞİŞİKLİKLER

Dediğim gibi, Salih'in çıkması anlaşılabilir ancak yerine girecek olan oyuncu Selçuk olmamalıydı. Caner'i almak çok çok daha akıllıca bir hamle olurdu kesinlikle. Selçuk'un girmesiyle birlikte hep sıkıntı yarattığından söz ettiğim iki aynı tipte oyuncuyla orta sahada oynamaya başlayınca da rakibin baskısı kaçınılmaz oldu. Webo-Semih değişikliği'nin çok bir etkisi olmazken, Caner'in en nihayetinde Sow'un yerine dahil olması yararlı oldu ki zira Caner bölgenin adamı olarak daha verimli oldu.

İkinci yarıda girdiğimiz her pozisyonu harcamasak şu üstteki paragrafın herhangi bir olumsuz havası da olmazdı tahminen. Bu kadar becerikli oyuncularımız varken o pozisyonlar gole çevrilmeli.

BARDAĞIN DOLU TARAFI

İhtiyacımız olan neticeyi aldık ve şöyle bir durup soluklanalım. Yıllar sonra ilk kez Mart ayında Avrupa maçı oynayacağız. Hep takımın geri düşmesinden ve sonra skoru çevirmek için çaba harcamasından söz ediyorduk, üst üste dördüncü maçtan da gol yemeden ayrıldık. Bunlar hep işin güzel tarafları.

SONUÇ

Artık Plzen'i bekleyeceğiz. Tehlikeli bir takımlar. Napoli'nin ağır rotasyona uğramış kadrosunu iki maçta da geçtiler ama bunu "Napoli lige odaklandı da Avrupa ligini bıraktı" diye açıklamak olmaz. İyi bir kura, ilk maç deplasmanda ve ilerlemek bizim elimizde.

Dipnot: Oynanan oyundan herkes keyif almamış olabilir. Ben de % 100 mutlu değilim, ancak sevinciniz kadar eleştirileriniz de seviyeli olsun. Bekir'in geçen sezon TT Arena'daki süper final maçında da dediği gibi: "Kaybetmek kadar, kazanmayı da hazmetmeyi bilmek gerek." Biz bugün kazandık. Ne kupa diye bağırmanın zamanı, ne de oyunculara veya Aykut Hoca'ya oyun vs yüzünden saydırmanın. Şu maçı atlattık ve hepimiz derin bir nefes alıp bir rahatlayalım. Yarın öbür gün düşünürüz sonrasını.

http://twitter.com/firataktav
Devamını oku...