Polyannacılığı bırakalım ve en kötüsünü konuşalım.
Fenerbahçe ve Beşiktaş ceza aldı, 15 Temmuz'da açıklanacak tahkim kararını bekliyor.
Nyon'daki duruşmalar sonrasında akılları karıştıran bilgiler var.
İsviçre'den gelen bilgilere göre, deniyor ki; "Fenerbahçe agresif, Beşiktaş uyumlu"
Doğru olabilir.
İki kulübün şartları ve pozisyonları farklı.
Beşiktaş Başkan değiştirdi ve yenilenme sürecinde, yaraları çoktan onandı.
Fenerbahçe ise tabiri caizse cenderede.
Şimdi kötü bir senaryo yazalım birlikte.
Fenerbahçe'nin cezası onanır ve Beşiktaş'ınki ertelenir ya da kaldırılır.
Gezi sürecinde taraftarların yakınlaşmasıyla Fenerbahçe camiasında kısmen kabul gören Beşiktaş'ın maçlarını Kadıköy'de oynaması kesinleşir.
Gelinen noktada Beşiktaş ön elemeyi geçerse -ki infial için bu şart değil- Fenerbahçe'nin yerine Şampiyonlar Ligi maçlarını Kadköy'de oynar.
İnfiali düşünebiliyor musunuz?
Biz millet olarak asıl meseleyi konuşmayız, önümüze atılan yemlerle oyalanırken, işin odağını kaçırırız.
Mesela;
Ünal Aysal, "Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe ceza alacak" dediğinde manipülatörlerin zehriyle, bu sanki normal ve doğru birşeymiş gibi gösterilmedi mi?
Hatta bu yüzden bile Aziz Yıldırım eleştirilmedi mi?
Sanki kurguyu Aziz Yıldırım yazdı değil mi?
Bu kötü senaryoda da ihale Aziz Yıldırım'a kalır.
UEFA'ya giden belgelerin, ÖYM'nin kararının, değişen müfettişin, müfettişin yazdığı akıl almaz raporun ve nihayetinde tahkimin yaptığı eyyamın kelimesi konuşulmaz.
3 Temmuz sonrası Yıldırım Demirören'in yaptığı ilüzyon gibi, kupa iadesi kapsamıına alınır Beşiktaş'ın -söylenenler doğruysa- uyumlu hali.
Söylenecekleri şimdiden duyar gibiyim:
"Beşiktaş uyumlu oldu yırttı, sen gittin orada da kavga ettin."
Üç aşağı beş yukarı.
Bu senaryo ile;
Hem kurguyu tehlikeye sokan Fenerbahçe Beşiktaş taraftarları arasındaki fikir birliği/yakınlaşma da daha fazla filizlenmeden bertaraf edilir.
Hem de UEFA uzlaşı gösterdi, iyi niyet ve samimiyet karşısında olumlu adımlar attı algısı yaratılır.
Ama elbette asıl mesele; Fenerbahçe büyük bir yara daha alırken, sezona her sezon suni bir şekilde yaratılan kaoslardan biriyle başlar.
***
Senaryo iç karartıcı biliyorum.
Olmasına ilk günden beri ihtimal verdiğim için, kendimi hazırlıyor da olabilirim.
Ve hiç katılmayanlar, saçma bulanlar da olabilir.
Ama biz yine notunu düşelim.
Algı tetikçiliğinin.
Ve belki "yönetimimiz" de birşeyler yapar.
Hala paralize olmadılarsa.
